Yüz Estetiği

Öne çıkarılmış

Yüz gençleştirme estetik cerrahide en çok karşılaştığımız uygulamalardandır. Yaşlı yüz görünümünü oluşturan sebepler çok çeşitli olduğu için, yaşlanan yüzü daha genç, daha taze ve dinlenmiş gösterebilmek, birden fazla uygulama ya da müdahaleyi, aynı anda veya bir birini takip edecek şekilde gerçekleştirmek ile mümkün olabilir.

Zaman, yer çekimi ve güneş gibi dış etkenlerin yüzde oluşturduğu değişikler sonucu, yüz; genç ve dinlenmiş görüntüsünü kaybederek; yorgun, sarkmış, kırışmış bir hal almaktadır. Yani yaşlı bir yüzde temel olarak;  dolgunluk kaybı, kırışma, sarkma ve lekelenmeler meydana gelmektedir. O halde böyle bir yüzü daha genç bir görünüme kavuşturabilmek için yola çıkacak isek dolgunluk kaybı, sarkma, kırışıklık ve lekelenmelerle mücadele etmemiz gerekir.  Bunlardan biri eksik olduğu takdirde ideal sonuca ulaşmak zorlaşacaktır.

Bebeklerin yüzüne baktığımız zaman, yüzdeki bazı doğal katlantıların aslında bebeklik döneminde bile var olduğunu görürüz, ancak bebek yüzünde var olan dolgunluk bu doğal katlantıların kötü değil güzel görünmesini sağlamaktadır. Yani yaşlı görünümün en temel nedenlerinden biri yüzdeki dokuların      ( yağ dokusu, kas dokusu, kemik doku ) zaman içinde atrofiye uğrayarak hacim kaybetmeleridir. Bu hacim kaybına bağlı olarak, deri sağlam olarak derin dokulara tutunduğu doğal katlantılar üzerinden  yerçekiminin etkisi ile aşağı doğru hareket ederek sarkar. 30-40 yaş arasında başlayan bu durum henüz başlangıç aşamasında iken, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan doldurma ( yağ dokusu transferi veya dolgu maddeleri enjeksiyonu ), yüzdeki kollajen liflerini ve deriyi derin dokulara bağlayan asıcı bağ dokusunu güçlendiren yöntemlerin ( derin dokuları etkileyen lazer ve ultrasonik uygulamalar ) uygulanması ile yaşlanma geciktirilebilir ve yüzde genç görünüm  45 yaş civarına kadar korunabilir. Bu dönemde yüzdeki mimik aktivitelere bağlı olarak ortaya çıkan ve özellikle alın, göz çevresi, kaşların arasındaki ince kırışıklıklar da Botilinum toksin-A ( Botox- Disport ) uygulamaları ile giderilmelidir. Bazen Botilinum toksin-A uygulamaları kırışıklıklar henüz oluşmamışsa bile koruyucu olarak da uygulanabilmektedir.

Yağ dokusu enjeksiyonları lokal anestezi ile veya genel anestezi ile yapılabilen uygulamalardır. Kişinin kendi vücudundan bir enjektör veya ince bir kanül yardımı ile alınır. Yine bir enjektör iğnesi benzeri ince bir kanülle yüzün gerekli bölgelerine verilerek dolgunluk kaybı giderilmeye çalışılır. Yağ dokusu içinde kök hücre barındırdığı için, uygulandığı bölgeye dolgunluğun yanında taze ve dinlenmiş bir görüntü de vermektedir. Hacim olarak vücudun bir yerinden alınıp başka bir yerine taşınan yağ dokusu genelde %50 oranda kalıcıdır. Taşındığı bölgede hangi miktarda kalıcı olduğu genellikle ilk 3 ay içinde belli olur. Yani elde edilen dolgunluk yeterli değil ise en erken 3 ay sonra olmak üzere 2 ya da 3 defa tekrar edilmesi gerekir, yeterli kalıcı miktara bu şekilde ulaşılabilir. Yağ dokusunun kalıcılığı kişinin yapısına ve sigara içip içmediğine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir.

Dolgu maddesi uygulamalarında ise günümüzde en çok Hyalüronik asit ve Kalsiyum hidroksiapatit içeren dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Kalıcılıkları 6 ay ile 1,5 yıl arasında değişmektedir. Uygulandıkları bölgede su tutarak dolgunluk oluştururlar. Dolgu maddeleri belirli periyodlarla tekrarlanması gereken maddeler olmakla beraber birkaç seanstan sonra birikici bir etki oluşturabilmektedir. Yüz de dudak, göz çevresi, elmacık kemikleri ve burun kenarından ağız köşesine inen katlantılar için farklı molekül yapılarında dolgu maddeleri kullanılmaktadır. Kalıcı dolgu maddeleri de var olmakla birlikte bu tür dolgu maddelerinin kullanılması oldukça risklidir. Kalıcı sertlik ve kitle oluşturma gibi sakıncaları vardır. Bu nedenle kalıcı dolgu maddeleri biz estetik cerrahlar tarafından pek tercih edilmemektedir. Dolgu maddesi kullanılacak ise etki süreleri geçici olan dolgu maddelerini tercih etmekteyiz.

Yaşlılık belirtileri belirgin ise ve sarkma meydana gelmiş ise cerrahi müdahale, yani yüz germe ameliyatı kaçınılmaz olmaktadır. Yüz germe ameliyatları hastanın sorununa yönelik olarak değişik tekniklerle uygulanmaktadır.  Bu yöntemler; Alın-şakak germe, orta yüz germe, total yüz germe, boyun germe şeklinde yapılabilir. Gerekiyorsa bu teknikler uygulanırken endoskop da kullanılmalıdır. Hastanın ihtiyacı var ise yüz germe ameliyatları sırasında göz kapağı estetiği de yapılarak göz çevresi gençleştirilmesi de sağlanmalıdır.

Yüz germe ameliyatına karar vermiş bir kişi bilmesi gerekir ki; ameliyatın sonucunun daha başarılı olması için,  eğer doktoru gerekli görüyorsa ameliyat sonrasında yağ enjeksiyonu, dolgu maddesi, lazer, veya Botilinum Toksin-A uygulamalarına da ihtiyaç vardır. Non-invaziv yardımcı yöntemler dediğimiz bu teknikler, yüz germe ameliyatından elde edilecek sonucun çok daha iyi olmasına, cildin dinlenmiş ve tazelenmiş görünmesine büyük katkı sağlamaktadırlar

Mini Rinoplasti

Kişinin burun şekli güzel olmasına rağmen, bazı bölgelerinde istenmeyen veya hoşuna gitmeyen küçük şekil bozuklukları olabilir. Örneğin ; burun sırt bölgesinde ufak bir çıkıntı , burun ucu düşüklüğü , burun ucu genişliği ve burun ucunda asimetri olması gibi durumlarda uygulanan bir yöntemdir.

Bu şekilde ufak çaplı sıkıntıları olan hastalara yapılacak olan burun estetiği ameliyatı haliyle standart bir estetik burun ameliyatına göre daha kısa sürmektedir. Kemiklere müdahale edilmedikçe morluk olmaz veya çok az görülür. Daha az şişlik görülür ve kısa sürede geçer.

Mini Rinoplasti (mini burun estetiği ) ameliyatında en çok görülen vakalar burun ucu düşüklüğü ve burun sırtındaki hafif çıkıntıdır .Genel olarak burun ucu kaldırıldığında , burun sırtındaki kamburda ortadan kalktığı için ek müdahale gerektirmez.

Kulak Estetiği

Kulak estetiği; kulaktaki şekil bozukluklarının estetik cerrahi yöntemleriyle düzeltilerek kulağa normal bir şekil verilmesi işlemidir. Kulakta en çok rastlanan şekil bozukluğu halk arasında kepçe kulak yada yelken kulak adı verilen deformitedir.

Kulak gelişiminin %90 ı yaklaşık 6 yaş civarında gerçekleştiği için bu yaştan itibaren cerrahi olarak kulak estetiği ameliyatı yapılabilir.  Bu yaşta yapılabilmesinin tek şartı çocuğunda bunu istemesidir.

Kepçe kulak ameliyatları genellikle lokal anestezi ile gerçekleştirilir. Eğer küçük yaşlarda yapılacaksa genel anestezi tercih edilir. Ameliyatla yapılan işlem probleme yöneliktir. Sadece kulak kıvrımlarının olmaması durumda bu kıvrımlar kıkırdaklara konan özel dikişlerle oluşturulur. Fazla gelişmiş kıkırdağa bağlı şekil bozukluğu var ise kıkırdak eksizyonu             ( çıkarılması ) yapılmalıdır

Operasyon yaklaşık olarak bir buçuk saat sürer. Ameliyat bitiminde özel bir bandaj uygulanır. 2-3 gün sonra kontrol amaçlı olarak bandaj açılıp, drenle alınır ve tekrar sarılır. Birinci hafta sonunda bandaj çıkarılıp ve banyo yapmasına izin verilir. Sonrasında 1 hafta süre ile kulakların üzerinden geçecek şekilde, saç bandı sürekli kullanılmalıdır. Daha sonra sadece gece uyurken saç bandı kullanımı koruyucu olarak bir süre daha devam edebilir. En az bir buçuk ay süreyle kulağın çekilmesi veya bükülmesi gibi travmalardan sakınmakta yarar vardır.

Kulağın bir bölümünün oluşumunun olmadığı Mikrotia veya hiç oluşmadığı Anotia deformitelerin de birden fazla ameliyat gerekmektedir. İlk seansta kaburga kıkırdağından veya hazır olarak satılan kulak iskeletlerinden; kulağın olması gereken yerdeki derinin altına yerleştirilerek 3 ay kadar bir süre beklenmesi gerekmektedir. 2.seansta ise bu iskelet yapı deri altından doğurtularak, kulak arka oluğu oluşturulur. Bundan sonraki işlemlerde yapılacak küçük ameliyatlarla kulağa daha iyi görünüm verilmeye çalışılır.

Kaş Estetiği

Kaşlar , ifadelerimizi dışa yansıtışımızda önemli rol oynarlar. Kaşlardaki şekil farklılıkları yüze üzgün , sinirli, mutlu, mutsuz vs ifadeler kazandırır. Kaşlar, yüz ifadesinin oluşmasında  önemli rolü oynayan elemanlardan biridir.

Genel olarak erkeklerde kaş ve göz küresini üstten sınırlayan kemik aynı seviyededir. Bayanlarda ise kaş, bu kemikten yaklaşık 0,5-1 cm arasında yukarıdadır.

Eğer kaşlarda bir düşme söz konusu ise bu kişiye yorgun, bitkin ve mutsuz bir ifade kazandırır. Bu tip hastalarda kaş estetiği ameliyatları, kişiye tekrar daha canlı, mutlu ve dinamik görünme şansı vermektedir.  Ayrıca bu kişilerin üst göz kapağıyla alakalı bir sorun varsa bu kaş düşüklüğünden de meydana gelebilir.

Kaş estetiğinde kaşı kaldırmak için farklı yöntemler kullanılmaktadır.

Ameliyatla Kaş Kaldırma :

Bu yöntem , Endoskop ile veya endoskopsuz yapılan bir ameliyattır. Saçın içinden 1 cm lik küçük kesi ile yapılan bir operasyondur. Genel veya lokal anestezi uygulanarak  gerçekleştirilebilir. İçerden kaşlar yukarı çekilerek  deri altı dokulara kas fasyasına veya kemiğe tespit edilebilir böylece kaş hem kaldırılabilir hem de istenilen şekil verilebilir.

Botulinum toksin A  ( Botox-Disport ) ile kaş kaldırma :

Kaş kaldırmada en çok kullandığımız, en kolay en modern  yöntemlerden biridir. Bu işlem yaklaşık olarak 10 dakika sürüp 6 ile 8 ay arasında etkilidir. Botoks kaşın 7-8 mm ye kadar kaldırılmasını sağlamaktadır. İşlem sonrası 1 hafta içerisinde uygulamanın etkileri görülür. Uygulama sonrası çok az da olsa şişlik ve morluklar görülebilir. Bunlar kısa süre içerisinde geçmektedir. Uygulamadan sonra günlük hayata dönmekte herhangi bir sakınca yoktur.

Askı ile kaş kaldırma :

Saçlı deri içerisinden yarım santimlik bir kesim yapılır ve buradan iğneler geçirilerek uzun bir dikiş kaşa kadar indirilir. Kaşlar bu yöntem yardımıyla mümkün olduğu kadar yukarı kaldırılabilir. Lokal anestezi uygulanarak operasyon gerçekleştirilebilir. Etkili ve basit bir yöntemdir.

Göz Kapağı Estetiği

Göz kapaklarında yaş ilerledikçe, yer çekiminin de etkisi ile yüzün diğer yapıları ile birlikte deride gevşeme , fazlalaşma ve sarkma gibi durumlar ortaya çıkar. Genellikle 30lu yaşlardan sonra görülmekle birlikte kalıtsal olanların daha genç yaşlarda ortaya çıkması mümkündür. Sonuçta bu tablo kişinin yorgun, bitkin ve olduğundan daha yaşlı, mutsuz görünmesine sebep olur.

Göz kapağı estetiği ile birlikte ihtiyaca göre diğer estetik operasyonlarda yapılabilir. Ameliyat genellikle lokal anestezi ile gerçekleşmektedir. Hastanın isteği ve psikolojik durumu dikkate alınarak  bu işlem genel anestezi altında da gerçekleştirilebilir.

Göz kapağı estetiği ameliyathane şartlarında yapılması gereken bir işlemdir. Hastanın durumuna ve mevcut bulgulara göre işlem sadece üst veya sadece alt göz kapaklarına uygulanabileceği gibi aynı anda hem alt hem de üst göz kapaklarına uygulanabilir.

Ameliyat eğer 4 kapakta da birden yapılacaksa ortalama 2 saat, 2 kapakta veya bir kapakta yapılacaksa ortalama 1- 1 buçuk saat sürmektedir. Bir kaç saat dinlendikten sonra hasta evine gidebilir.

Göz kapağı estetiği temelde deri fazlalıkları ve torbalanmalar için yapılmaktadır. Bu ameliyat esnasında yüzde ki denge ve uyum sağlansın diye hastanın da fikri alınarak diğer estetik müdahaleler de yapılabilmektedir.

Dudak Estetiği

Dudak ;yüz estetiğinde önemli bir yere sahiptir. Dolgun , simetrik ve kırışıksız dudaklar her zaman estetik ve çekici bulunmuştur. Bazı insanlarda dudak yapısal olarak ince olabilir, ya da yaşlanmaya bağlı olarak kırışık ve ince olabilir. Bunun nedeni doku atrofisidir. Dudak estetiği teknikleriyle bu sorunlar giderilebilmektedir.

DUDAK KALINLAŞTIRMA

Dudak kalınlaştırma işlemi birden çok tedavi yöntemiyle gerçekleştirilebilir. Bunları 3 ana başlık altında değerlendirecek olursak ;

1-)Dolgu maddesi ile dudak estetiği :

Dudaklara dolgunluk kazandırmanın yollarından bir tanesi dolgu maddesi kullanılarak kalınlaştırmaktır. Bu yöntemde Hyalüronik asit içeren dolgu maddeleri veya otojen yağ dokusu dudağın içine enjekte edilmektedir. Dolgu maddesi kullanılarak dudak kalınlaştırmanın ortalama olarak 6-8 ay arasında kalıcılığı vardır. Operasyon 10 dakika sürmektedir. Dudak lokal anestezi , buz veya kremle uyuşturularak müdahale gerçekleştirilir. Aynı gün içinde hasta günlük yaşantısına dönebilir.

2-)Yağ enjeksiyonu ile dudak kalınlaştırma :

Dudak kalınlaştırma ; kişilerin lokal anestezi ile göbek çevresinden enjekte edilen yağın dudak bölgesine yine enjektör yoluyla verilmesi ile de gerçekleştirilebilir. Bu yöntem 2-3 seans uygulandıktan sonra kalıcı dolgunluğa ulaşılır.

3-)Dermofat greft  veya gore text ile dudak estetiği :

Bu yöntemde deri altı dokular veya aynı görevi yerine getirebilecek hazır maddeler kullanılmaktadır. Bu maddeler dudak içerisine bir köşeden diğer köşeye açılan tünelin içerisine yerleştirilir.

Her bireyin dudak yapısı farklı olduğu için estetik ve plastik cerrahınıza muayene olup , danışmadan ameliyat planlaması yapmayınız.

Boyun Estetiği

Boyun bölgesinde yaşlanmaya bağlı görülecek değişiklikler şöyledir; Yaşlanmanın, yer çekiminin ve güneşinde etkisiyle cildin diğer kısımlarında da olduğu gibi sarkmalar, lekenmeler ve kırışmalar meydana gelebilir. Çene altı bölgede yağ birikimleri meydana gelebilir. Yine çene altı bölgeside, tükürük bezlerinde sarkmalar oluşabilir. Boyunu tamamen  saran platisma kasında sarkma ve kas gevşemeleri meydana gelebilir. Boyun ve dekolte kısmında çizgilenmeler , platisma kasına bağlı bantlar oluşabilir.Ve ayrıca dekolte bölgesinde cilt yağlanmaları da meydana gelebilir.

Bu sorunları çözecek yöntemler; yüz ve boyun germe operasyonları, çene altı yağının alınması, tükrük bezi asılması, boyuna uygulanan botulinum toksin uygulamaları ve liposuction (yağ alma) operasyonları bu yöntemler arasındadır. Ayrıca boyun estetiği ameliyatı ile;  bayanların en büyük problemi olan gıdık ve boyun çevresi yağlanmalarına da çözüm bulunur.

Boyun estetiğinde başlıca uygulanan 3 yöntem vardır.

Boyun germe :       

Yapılan ameliyat kesisi, saçlı deriden kulak arkasına doğru uzatılır. Cilt ve kaslar ayrılarak yukarı gerdirilir. Fazla olan kısımlar kesilip alınır. Bu sayede boyundaki kırışıklıklar giderilerek estetik görünüm sağlanmış olur. Çene altından yatay bir kesi yapılarak bu bölgede birikmiş yağ dokusu alınır, gevşeyip sarkmış platisma kası birbirine dikilerek gergin hale gelmesi sağlanır.

Liposakşın :

Küçük çene yapısına sahip, kilolu kişilerde aşırı kilo alma  sonucunda çene altında yağ birikimi olur. Bu durumlarda liposakşın yönteminden yararlanılır.

Botulinum toksin enjeksiyonları :

Ameliyat olmak istemeyen ileri seviye de yağ birikimi ve sarkma olmayan kişilere uygulanır. Deri bantlarının içine yaklaşık 10 noktaya gerektiği kadar enjeksiyon yapılır. İz bırakmaz.

Burun Estetiği

Burun estetiğinin amacı, burun şeklinin yüze uygun hale getirilmesi ve nefes alma fonksiyonlarının düzeltilmesidir. Kapalı teknikle burun estetiği ameliyatlarında;  işlem burunun içinden girilerek yapılır ve bundan dolayı ameliyat sonrası gözle görülür bir iz kalmaz. Ancak burun ucuna yeteri kadar müdahale imkanı vermeyebilir. Açık teknikle burun estetiği ameliyatlarında burun ucunda 2mm’ lik çok küçük ve dikkat çekmeyen bir iz olmaktadır. Ancak açık teknikte burun ucuna istenildiği gibi müdahale edilebilmektedir. Ameliyatlarda burnun kıkırdak ve kemik yapıları yeniden şekillendirilerek burnun dış görünümünde bir düzelme sağlandığı gibi aynı zamanda da nefes alma fonksiyonlarındaki sorunlar da giderilebilmektedir. Ameliyatta yapılan işlemlerde biri de burun kökünün alınla yaptığı açı ve burun ucunun dudakla yaptığı açının yeniden düzenlenmesidir. Burun üstünde bulunan kemer diye nitelediğimiz çıkıntının alınıp, burunun daha estetik bir görünüm alması sağlanır. Burun ucundaki kıkırdakların yeniden şekillendirilmesiyle burunun ucunun yukarı ve aşağı yön değiştirmesi sağlanır.

Burun ameliyatındaki diğer bir amaç ise burunun karşıdan bakıldığı zaman sağa ve sola doğru olan eğriliklerinin düzeltilmesidir. Bu eğriliklerin düzeltilmesi için burunun içerisindeki  kıkırdakların yeniden şekillendirilir ve  buruna destek yapılarına güç kazandırılır.

Ortalama 2 saat süren bir ameliyattan sonra estetikve  fonksiyonel, yani rahat bir şekilde nefes alan bir buruna sahip olabilirsiniz. Burun ameliyatlarında genellikle genel anestezi uygulanmaktadır. Ancak daha küçük çaplı ameliyatlarda (sadece burun  ucuna müdahale edilecek ise lokal anestezi de uygulanabilir.

Ameliyat bitiminde, ameliyat sırasında uygulanan lokal anestezik solusyona bağlı olarak ağrı hissi oluşmaz. Hasta anestezi sonrası birkaç saatlik toparlanma sonucunda evine dönebilir. Göz çevresinde şişlik ve morluklar oluşur. Bu şişlik ve morluklar geçicidir.

Burun estetiği ameliyatı geçiren bir hasta yaklaşık 2 gün içinde ayağa kalkabilmekte 1 hafta sonra ise ağır olmamak şartıyla işe ve günlük hayatına dönebilmektedir.

Ameliyat öncesinde ise mutlaka doktorunuzla görüşmeli ve burununuz ile alakalı tüm problemleri belirtmelisiniz.

Ameliyat sonrası yavaş ve aşamalı olduğu için ilk günlerde moralinizi bozmamalısınız. Yavaş yavaş değişimi fark edeceksiniz.

Yüz Profil Estetiği

Profil denilince ilk akla gelen yüzün yandan görünümüdür. Yüzün önden görünümü kadar yandan görünümü de bir o kadar önemlidir.Yapılan estetik müdahaleler sadece o bölgenin düzeltilmesi ile bitmez.Yüzümüzde bulunan alın , burun , gözler , kaşlar , çene ve dudaklar arasındaki uyum da yüz estetiği açısından çok önemlidir. Plastik ve estetik cerrahlar burun estiği , yüz estetiği gibi ameliyatlar sonucunda bu saydığımız uzuvların uyum ve orantısına da çok dikkat ederler. İşte bu nedenlerden dolayı profil estetiği de ; yüz estetiğinde büyük önem taşır.

Profiloplasti Ameliyatı :

Yüz Profil estetiği ameliyatlarında ( Profiloplasti ) altın oran denilen bir orantı ve uyum sistemi yer almaktadır. Bu sisteme göre alın-çene-burun  üçgenindeki bölgenin yaklaşık 1/3 oranında birbirine yakınlığı ve aralarındaki denge çok önemlidir. Yüz estetiği ameliyatlarında özellikle bu oran dikkate alınıp , birbirleriyle uyumları ve dengeleri göz önüne bulundurulmalıdır.

Yüz Profil estetiği ameliyatlarında; altın oran dikkate alınarak ; hastanın çene ucu ilerideyse hafifçe çene ucu törpülenir. Eğer çene ucu gerekenden daha kısa ise burun ameliyatı sonucu çıkan ve atılacak olan kıkırdak ve kemik parçacıkları ile çene ucuna ekleme yapılabilir. Profiloplasti ameliyatlarında bazen hastanın kemik ve kıkırdak dokuları yeterli olmayabilir. Böyle durumlarda ise çene ucu ve elmacık kemiklerinin üstüne suni implantlar uygulanması gerekir.

Yüz Profiloplasti ameliyatlarında altın oranlaraa göre  önceden bir tasarım yapabilmek ve bu tasarım üzerinde hasta ile konuşmak bazı bilgisayar programları sayesinde mümkün olabilmekte ve bu uygulama hastaya ameliyat öncesi yaklaşık sonucu hayal edebilme imkanı vermektedir.  Ameliyattan önce her açıdan hastanın yüz profili fotoğraflanarak sanal ortamda ameliyat öncesi ve sonrası görüntüsü hakkında hem hasta bilgilendirilmekte hem de cerrah bu uygulamalardan büyük ölçüde yararlanmaktadır.

Yüz Germe Ameliyatları

-Yüz Germe Ameliyatları;

Estetik yüz germe ameliyatları, gerekli donanımlara sahip hastanelerde genel veya lokal anestezi uygulanarak yapılır. İşlem ortalama 1 saat ile 4 saat arasında  sürmektedir. Ameliyat sonrası genelde 1 gün yatmak gerekmektedir.Yüz germe ameliyatı sonrası birkaç gün yüzde şişlik ve morarmalar meydana gelebilir.

-Endoskopik Yüz Germe Ameliyatları;

Eğer deride fazlalık veya buruşukluklar yoksa sadece yanak dokularının sarkmasından kaynaklanan bir durum sözkonusu ise Endoskopik yüz germe ameliyatı uygulanır.Bu tarz ameliyatlar diğerleriyle karşılaştırıldığında daha genç kesimlere hitap etmektedir. Bu yöntem diğerlerine göre daha tekniktir. Şakak bölgesinden saçlı deri içerisine 2 cmlik kesi yapılarak yerleştirilen kamera yardımıyla da yanak ve şakak bölgesindeki tüm kemikler dokulardan serbestleştirilir. Daha sonra bu dokular yukarıya doğru çekilerek sabitlenir. Endoskopik yüz germe ameliyatı , klasik yüz germe ameliyatına göre iyileşme süresi daha kısadır.

-Klasik yüz germe ameliyatları ;

Genellikle yanaklardaki sarkmaların yanı sıra yanak derisinde bollaşma ve buruşma olanlarda klasik yüz germe ameliyatı uygulanır. Ameliyatın kesisi kulak önü ve kulak iç kısmından yapıldığı için karşıdan bakıldığında belirgin iz bırakmaz.